akvaryum_baliklari_002-300x187.jpg

Akvaryum Balıklarının Özellikleri

Akvaryum Balıklarının ÖzellikleriBalıklar omurgalı canlılardandırlar fakat diğer omurgalılardan bazı özellikleriyle ayrılırlar. Su ortamına uygun vücut yapıları, yüzgeçleri, solungaçları onları diğer omurgalı canlılardan ayırır. Bakılkar, soğuk kanlı canlılardır.

Balıklar yaşadıkları ortama göre farklı vücut yapılarına sahiptirler. Bir balığın vücut yapısına bakarak nerede yaşadığı söylenebilir.

Silindirik gövde: Hızlı yüzer, akıntılı sular.
Düz sırtlı gövde: Su üstünden avlanabilme. Az akıntılı sular.
İnce gövde: Suyu yararak yüzer.
Gövde altı düz: Dipte yüzer.
Yassı gövde: Durgun sular. Sazlıklar, yosunlarda yüzer.

Solungaçlar: Balıkların solungaçları akciğer görevindedir. Ağızdan alınan su içinde eriyik halde bulunan oksijen solungaçlarda solunur ve karbondioksit solungaç kapaklarından dışarıya verilir. Solungaçlarda flaman adı verilen kıkırdaklar üzerinde bulunan lamellalar geçen suyu süzerler. Çok ince yapıya sahip olan lamellaların zedelenmemesi için solungaç tırmıkları filtre görevi yapar. Bazı balıklar zemindeki maddeleri ağızlarına alıp solungaçlarından bu mekanizmayı kullanarak püskürtebilirler.

Bazı balıklar ise havadan direkt soluma yapabilirler. Bazı kedibalıkları karınları boyunca uzanan bağırsaklarının alt bölgelerini, bazı balıklar da hava kesesini yardımcı solungaç olarak kullanarak havadan solunum gerçekleştirebilirler.

Labirentli balıklar ise solungaçlarının arkasında yer alan ve labirent diye isimlendirilen bir çeşit ciğerle doğrudan havadan solunum yapabilmektedirler.

Akvaryum Balıklarının Özellikleri

Pullar: Balıkların koruyucu kalkanı olan pullar mukoza tabakasıyla kaplıdırlar. Balıkları dış etkilerden korurken parazitlere karşıda bir kalkan vazifesi görürler. Pulların balıkların yüzmelerinde direkt etkileri vardır. Daha hızlı yüzmeye yardımcı olan pullar yeri geldiğinde bir silah olarak ta kullanılabilirler.

Dışkılama: Balıkların atıklarında böbrekler tarafından öğütülmüş atıkla, azotlu atıklar ve karbondioksit vardır. Akvaryumcuların dikkat etmesi gereken ise azotlu atıklardır. Azotlu atıklar protein bozulmasının son bölümünü oluştururlar ve birikimleri oldukça sorun yaratabilir. Bu atıklarla mücadele etmek amacıyla uygun ve etkili filtrasyon yapmak gereklidir. Deniz akvaryumlarında protein dengesinin bozulmasına neden olacağından protein scimmer kullanılması zorunludur.

Dokunma ve Tatma: İnsanlara ve diğer canlılara göre oldukça zayıf olmasına rağmen yok değildir. Tat alma konusunda en duyarlı balıklar sazansılardır. Balıklarda tat alma besinlerin suda çözülen kokularını algılamak olarak anlaşılmalıdır. Bir çok balık birbirlerine dokunarak iletişime geçerler, kavgalarında ve çiftleşmelerinde bu duyularını kullanırlar.

Görme: Balıkların çoğunda tek gözlü görme özelliği bulunmaktadır. Aynı anda iki yönü de gören balıklar yaradılışları gereği bir nesne üzerinde iki gözlerine odaklayamazlar. Çok gelişmemiş olan gözleri nedeniyle uzaklara odaklanamazlar bu yüzden kısa mesafeleri görürler ve bu da su şartlarından dolayı çok net değildir. Bazı balıklar gözlerini birbirinden bağımsız hareket ettirebilirler. Göz kapakları olmadığı için gözleri daima açık olmasına rağmen bazı balıklar dinlenmek olarak adlandırabileceğimiz bir uyuma şeklini kullanırlar.

Akvaryum Balıklarının ÖzellikleriDuyma: Suyun yoğunluğundan dolayı işitme kabiliyetleri daha gelişmiştir. Ses suda havada olduğundan daha hızlı yol alır. Balıklar duymak için hava keselerini kullanırlar ve bu yapılara sese karşı hassastırlar. Akvaryumcuların dikkat etmesi gereken nokta balıklarını, rahatsız edecek seslerden korumalarıdır.

Ses Çıkarma: Balıklar bir kaç balık türü dışında balıklar sessizdirler. Deniz balıklarından sincapbalığı boğaz dişlerini gıcırdatarak ses çıkarır yine deniz balıklarından tetikbalığı da göğüs altı kemiklerini titreştirerek davul benzeri bir ses çıkarır.

Koklama: Koku alma duyuları tat alma duyularına göre daha gelişmiştir. Balıklar kokuları ağızları üstünde bulunan ama ağızla bağlantısı olmayan burun delikleri sayesinde alırlar. Balıklar koklama duyularını çoğunlukla yem aramak için kullanırlar. Bazı balıklarda ise koklama duyusu bir alarm vazifesi görür ve salgıladıkları koku ile diğer balıklara tehlike mesajı verirler(Golyan Balığı).

Yanal Çizgi: Her balıkta belirgin yada belirsiz bir yanal çizgi vardır. Bu çizgi bir radar görevi görür ve çevredeki basınç değişikliklerini fark ederek görmeye yardımcıdır. Astyanax mexicanus gibi balıklar gözleri kör olduğu için yanal çizgileri sayesinde hayatta kalmaktadırlar.